Sızı rehabilitasyonu bireye özel olmalı

Bel, boyun, diz sızısı cemiyette en sık görülen sıhhat meselelerinden biri. Bir Hayli insan yaşamında en az bir kere bu sızıları sürüklüyor. Doğru usullerle bu meselelerin ortadan kaldırılabileceğini söyleyen Liv Hospital Sızı Muayenehaneyi Uzmanı Prof. Dr. Kader Keskinbora, sızı rehabilitasyonunun bireye özel olarak yapılması mevzusunda uyardı.

Doku zararı olmadan bel sızısı rehabilitasyonu muhtemel

Bel bölgesindeki sızılar adale spazmlarına, muhtelif eklemlerin kireçlenmesine faset eklem ve disk maddesinin fıtıklaşmasına bağlı olabilir. Bu sızılar bir etkinlik ya da travma sonrası ya da apaçık bir neden olmadan da ortaya çıkabilir. Ani başlayan veya uzun süren inatçı bel ve boyun sızıları fizik rehabilitasyon uygulanmasına karşın eksilmezse, teşebbüssel sızı rehabilitasyon alternatifleri gündeme kazanç. Bel ve boyun bölgesindeki sızıya neden olan faset eklemine veya fıtıklaşma sebebiyle etkilenen asap köklerine enjeksiyon kortizon ve radyofrekans rehabilitasyonu yapılır. Son senelerde bel ve boyun asap köklerine uygulanan radyofrekans akımı rehabilitasyonu enjeksiyon rehabilitasyonuna göre daha aktiftir, daha uzun süreli en az 2 sene sızı sağaltımı sağlar ve doku zararına neden olmaz.

Doğru sızı rehabilitasyonu ile ilaçtan kurtulmak muhtemel

Yaşlılar genellikle iskelet-adale sistemindeki kireçlenmelere bağlı tüm beden eklem ve adalelerinde sızı seziyor. Yaşlılarda sızı rehabilitasyonu ilaç rehabilitasyonundan, teşebbüssel sızı rehabilitasyonuna kadar değişen geniş bir yelpazeden oluşuyor. İlaç rehabilitasyonunda uygun ilacın seçilmesi, kısa tesirli ilacın seçim edilmesi, rehabilitasyona düşük dozlarda başlanması, dozun gerekiyorsa hakimiyetli olarak ve yavaş artırılması, ilaç yan tesirlerinin öğrenilmesi, ilaç kombinasyonlarının yan tesirlerinin öğrenilmesi, ilaca gerektiği zaman kadar devam edilmesi ehemmiyetlidir. Özellikle en sık yapılan yanılgı ise yaşlı hastada güçlü ve yüksek doz sızı kesicileri uzun süreli kullanıyor. Son senelerde yapılan araştırmalarda güçlü ve yüksek doz sızı kesicilerin yalnızca mideyi değil damar yapısını da bozduğu neticeyi ortaya çıktı. Bu ilaçları uzun zaman kullanan hastaların kalp krizi geçirme tehlikeyi yüksek. Bu sebeple ilaç rehabilitasyonunun bu yan tesirler göz önüne alınarak yapılması gerekiyor. Hatta bel, omuz ve diz bölgelerindeki uzun süreli sızılara yapılacak iğne rehabilitasyonu ilaçlardan da kurtulmak muhtemel.

Diz sızısına radyofrekans

Dizin ön kısmındaki sızılar hakikatinde diz yakınmalarının ehemmiyetli bir kısmını oluşturur. Diz kapağına fazla yük binmesiyle diz kapağının altındaki kıkırdak dokuya ve kemiğe de fazla yük biner. Bu sürecin uzun seneler sürmesiyle dizdeki kıkırdak doku da bozulmalar hatta ulus dilinde kireçlenmeler oluşur ve bunlar da sızıya neden olur. Sızı sebebiyle bu hastaların hareketleri de kısıtlanarak hayat nitelikleri de düşer. Dizin ön kısmındaki bu cins sızılar konut hanımlarından, büro çalışanlarına kadar bir hayli şahısta görülür. Hastalarda özellikle merdiven iner-çıkarken, çömelip kalkıldığında ve diz bükülü pozisyonda uzun zaman oturulduğunda şiddetli sızı olur. Uzun seneler dizin ön kısmındaki sızıyı eksiltmek emeliyle dize muhtelif enjeksiyon rehabilitasyonlar uygulanıyor. Bu enjeksiyon rehabilitasyonlarında kullanılan kortizon ilacının uzun vadede yan tesirleri olabiliyor. Günümüzde tıp dünyası doku zararı yapmayan rehabilitasyonları öneriyor. Bu yeni usulde diz eklem aralığına radyofrekans akımı pulsed modunda uygulanarak dizin ön kısmındaki sızıları eksiltiliyor. Radyofrekans akımı üreten özel bir jeneratör ve bu akımı dokuya ileten bir radyofrekans iğnesi ile diz eklem aralığına ultrason eşliğinde girilerek uygulanıyor. Hastaya uygulama bir defa yapılır ve vasati 6 ay ila 2 sene süresi süresince hastaların diz sızıları eksilir ve özellikle merdiven inip çıkmayı sızısız yapabilirler. Pulsed radyofrekans akımı uyguladığı bölgede doku zararı yapmadan sızı sağaltımı sağlar, bu sebeple bu harekât hastaya tekerrür tekerrür uygulanabilir.