Sinema Terapi sohbetine misafirsiniz

‘Sinema’ deyince usunuza yalnızca sevinç ve patlamış darı geliyorsa tamamen yanılıyorsunuz! Sinemanın yalnızca neşeli süre geçirmemizde değil psikolojik rahatsızlıkların rehabilitasyonunda da oldukça tesiri var. Evet, yanlış dinlemediniz, belki de en neşeli terapi usulünden bahsediyoruz: Sinema Terapi

“Sanatın terapötik bir tarafı var”

Sanatla Terapi Sohbet serisinin ikincisi olan ‘Sinema Terapi’yi anlatacak olan Burak Çağlayan; Ortadoğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Kısmı mezunu, fertsel terapi alanında öğrenişsel-tutumcu ekolü ve sanat terapilerini özümsemiş ve 3 yıldır muayenehanesinde danışmanlık yapıyor. ‘Kendiliğindene dayanak’ konseptinde psikolojik bozukluklar ve seçenek rehabilitasyon usulleri hakkında konuşmalar yapıyor.

Sinemaya bakış açımızı değiştiren Çağlayan: “Sanatın kendisinin terapötik bir tarafı vardır zira. İnsan hikayesini baz alan edebiyat ve sinema gibi sanat dalları bizi insan aklının ve tavırlarının geniş coğrafyasına davet eder. Kendimizi ve dolayısıyla insanlık dediğimiz ortak paydayı daha iyi tanır, elde ettiğimiz bu farkındalıkla ruhsal dünyamızı tertip etme mevzusunda yüzyıllardır birikmiş bir deneyim elde etmiş oluruz. İzleyicisi/okuyucusu olduğumuz yapıtlarda, şahsiyetlerin karşılaştığı manilere bilindik olur, gösterdiği gayretten esin alır, çıkardığı yaşam derslerini paylaşır, emeline eriştiyse onunla beraber duygusal bir gevşeme yaşar, erişemediyse kabullenme olgunluğu elde ederiz” diyor ve sanatın; özellikle psikolojik rahatsızlıkları rehabilitasyon etme mevzusunda en estetik ve cümbüşlü alternatif olduğunu vurguluyor.

Faallik, 16 Ocak 15.00’de Küçükçekmece Ananesel Sanatlar Akademisi’nde fiyatsız olarak reelleştirilecek.