Can Yaman’a şanlılardan tepki yağıyor

‘Libido’ söylemesinin ardından methiye kapsayan dürüst suale yanıtı ile bir defa daha tepkilerin odağında yer alan Can Yaman’a, şanlılardan tepkiler çığ gibi gelişiyor.

Bayan hayranına: Arka odaya geçelim

Can Yaman, İspanya’da bir televizyon programına davetli oldu. Bir bayan hayranı Can Yaman’a İspanyolca “Buradan Can Yaman’ın müthiş, ideal bir insan olduğunu düşünerek gideceğiz ancak bize Can Yaman’ın bu dünyadan olduğunu ispatlayacak bir şeyler anlatabilir misin” diye sordu.

Yaman, stüdyonun arka tarafını göstererek “Arka odaya geçelim” cevabını verdi. Yaman’ın verdiği yanıt magazin dünyasını karıştırdı. Sosyal medyada da vaka yaratan söylemeye namlı adlardan tepki yağdı.

Beklenen dizisinden iptal kararı

Son günlerde yaptığı söylemeler ve çirkin sözleriyle gündemden düşmeyen Can Yaman’a ilk tepki, yakında yayına başlayacak olan yeni dizisinin imalcisi Faruk Turgut’tan geldi. 2. Sayfa programına telefonla bağlanan Turgut, Yaman’ın çizmeyi aştığını söyledi.

Şubat ayında çekimlerine başlanması beklenen Can Yaman’ın dizisinin ilk etapta bazı aksaklıklar sebebiyle ertelendiğini söyleyen Turgut, oyuncunun kısmetsiz söylemeleri ve İspanya’daki davranışından dolayı projenin eylül ayına kadar iptal edildiğini belirtti.

Yaman’ın yaptığı çıkışlar çok tepki çekince Faruk Turgut “Can çizmeyi aştı. Yaptığı söylemeler bahtsızdı. Diziyi eylüle kadar rafa kaldırıyoruz” dedi.

Gökhan Özoğuz

Allah’ım bir yerden verip bir yerden alıyorsun yarabbim!

Atilla Taş

Libido yüksek olunca demek, oluyo böyle şeyler. ‘Nerede Tarık Akan’lar, Ayhan Işık’lar, Cüneyt Arkın’lar, Kadir İnanır’lar?’ Dedirtiyorlar insana. Bi ayağın yere bassın be oğlum.

Dilara Gönder

Can Yaman’a bu kadar yüklenmeyi doğru bulmuyorum. Lütfen elinizi vicdanınıza koyun. Muhakkak ki ciddi problemleri var. Hem fiziksel hem de ruhsal. Umarım ailesi rehabilitasyon ettirir, yazık lan gencecik çocuk. Siz de almayın garibanı ciddiye. Bak şimdi yeniden üzüldüm.

Ayda

Kafasını duvara çarpan emoji nerede?

Gonca Vuslateri

Bir bayana ‘Arka odaya geçelim ispatlayayım’ nedir ya! Sıfır edep!

Esra Sönmezer

Bence son senelerin ‘en saçı uzun usu kısa’ söylemesi… Neredeyse dünyaya rezil oluyorduk. İltifat etmeye çalışan bir hayranına arkaya odaya geç vs… diye yanıt vereni tarihte hiç gördünüz mü?

Seray Beğenir

Yaptığı şey erkekliğe sığmıyor. Daha Önceki ilişkisini deşifre etmek, ‘libido’ üzerinden anlatmak zati ahlaksızlıktı. Bir bayana yapılan edepsizlik vardı orada, çok hiddetlenmiştim. Şimdi de hayranına arka odada ne gösterecek çok merak ediyorum. Nasıl gösterecek erkekliğini? Erkekliğini nasıl göstereceğini merak ettim. Yaşayan bir varlık olduğunu yalnızca oradan gösterebiliyor. Benliği geçtim, bu kibrin de ötesine geçti.

Rayka Kumru

Seksolog Rayka Kumru da, kendi Instagram hesabında gidişatı bilgilendiren geniş bir söylemede bulundu. Sevgili Kumru’nun söylemesini de sizlerle paylaşalım:

“Ama çok yakışıklı”, dediğin zaman kendine sor: birinin fiziksel özelliklerini, seni güzel sezdirişini, kimin vücutsal ve şahsi haklarından üstün yakalıyorsun? #MeToo hareketinin dünyaya dağıldığı, bayanların caddelerde gözleri kapalı bağırdığı, cinsel şiddetin bu kadar yüksek oranda tecrübelendiği bir dünyada, nasıl kameralar ona doğrultulmuşken “arka odada göstereyim var olduğumu” diyebilir bir insan? Der. Kimsenin ağzından çıkan sözü hakimiyet edemeyiz, fakat bundan sonra o laflarla medyanın, prodüksiyon işletmelerinin, ulusun ne yapacağını etkileyebiliriz. O dizideki rol “izleniyor ama ne yapalım?”, denip bu kişiye verilecek mi? O marka reklam filminde oynatmaya karar verecek mi? Bunlara bakmalıyız. Vaka, bir bireyin boykot edilmesinden öte, muhakkak bir tavrın mükâfatlandırılmıyor olması. Bakın, cezalandırılıyor olması dahi demedim, mükâfatlandırılmıyor olması dedim. Yakışıklı, adaleli, zengin, reyting sürükleyen, eforlu… Her neyse özellikleri, başkasının sıhhat ve hakkından üstün olmadığının takibini yapmalı ve kendimize de dönüp bir bakmalıyız. Başkalaşım basit olmayacak, olmuyor. Konfor alanımızda, izlediğimiz dizleri izlemeye devam ederek, dinlediğimiz sanatçıları dinlemeye devam ederek, aynı şakalara “boşver ya şaka yapıyor o hakikatinde öyle biri değil” diyerek vesile olamayız. Başkalaşım, öncelikle kendi başkalaşımınla başlar. Aksi taktirde bizler yalnızca şiddete maruz vazgeçilenlerin arttan vah vah demeye, “ne olacak bu ülkenin hali” diye ağlamaya, bir iki sosyal medya paylaşımı yapıp “yaptım misyonumu” diye kendi sırtımızı sıvazlamaya devam ederiz ancak; tüm mesullüğü bizzat o şiddete maruz kalanlara yükleyerek. Bu bir boykot çağrısı değil. İçe dönme, elini kalbine koyup “benim tüm bu sisteme takviyem nerede, ve bu yardımı nasıl kesip mutasyona yönlendirebilirim” diye sorma çağrsıdır.

Mevzubahisi söylem cinsel şiddettir. Hollywood Kevin Spacey’i House of Cards’dan attıysa, Harvey Weinstein’e yanıtını verdiyse, biz de bir zahmet yanıtımızı veririz diye umuyorum. Hadi görelim, mükâfat almak için bizim acılarımızı kullanıp farkındalık reklam filmi sürükleyenleri, “artık şiddet olan diziye destekledimiyoruz” diyen markaları. Bekliyoruz. Sabırla değil. Artık sabrımız kalmadı zira!