20’lik dişiniz 50’de çıkabilir

20 sene sonunda ömürlerini bitirdikleri için 20’lik diş ismini alan üçüncü azı dişleri, çene eklemlerine çok yakın konumlandıkları için bazı vaziyetlerde diş etinde defineli kalabiliyor. Bu vaziyet diş arkındaki yer darlığı sebebiyle dişlerin kemikler, komşu diş veya diş eti manilerine takılması nedeniyle görülüyor. Bu etmenlerden rastgele biri devre dışı kalırsa, 20’lik dişler diş eti üzerine çıkabiliyor. 15 yaşından, 50 yaşına kadar her yaşta reelleşebilen bu vaka, aynı zamanda hastaya birtakım problemler yaşatabiliyor. Çenede defineli kalan ve dişeti üzerine çıkamayan bu dişler, dişin gövdesini saran yumuşak dokularda kistlerin yanı gizeme urlara kadar uzanabilen ciddi tabloların oluşmasına taban hazırlayabiliyor.

Defineli kalan dişler, enfeksiyona yol açıyor

Diş çapraşıklıklarına neden olabilen 20’lik dişler, ağız sağlığını da riske atabiliyor. Çenedeki diş diziliminde bütün olarak yer alamayan defineli dişler, diş etrafında bulunan dokularda enfeksiyonlara neden olabiliyor. Bu gidişat da diş etlerinde iltihaplanma, diş çürükleri, yutkunma güçlüğü, ağız açıp kapatmada eforluk ve cerahat sebebiyle görülebilen sızılara yol açabiliyor.

Erken yaşta müdahale rehabilitasyonu basitleştiriyor

Diş eti üzerine çıkmadığı fark edilen 20’lik dişlere erken müdahale etmek rehabilitasyon açısından büyük ehemmiyet taşıyor. Zira yaş ilerledikçe çene kemiklerinin esneme oranı eksiliyor. Ayrıca ileri yaş işlemlerinde şişme, sızı, dudakta anlaşma ve hissizlik gibi birtakım olasılığı da yükselebiliyor. Erken yaşlarda bütün aksine çenede diş kökü gelişimi bütün olarak yaradılışını bitirmediği için bu gibi meselelerle karşılaşılmıyor.

Bu bulgular görülüyorsa defineli dişleri sürükletmek gerekiyor

Diş eti altında, sürmeye hazırlanan 20’lik dişin gözetici bir çeperi felikül bulunuyor. Diş çıkmaya çalışırken burada birtakım enfeksiyonlar görülebiliyor. Alana gelen enfeksiyonlar neticesinde diş etlerinde kızarıklık veya şişlikler oluşabilirken, makûs koku ortaya çıkabiliyor. Ayrıca versiyonunu bitirmeye çalışan bu dişlerin neden olduğu baskılar sebebiyle sızılar da oluşabiliyor. 20’lik dişler, bu gibi meselelere yol açmaya başladıysa uzman bir doktor tarafından çekilmesi koşul hale geliyor. Bunların yanı gizeme yineleyen diş iltihaplanmaları, diş çürükleri, kist ve urlar görülüyorsa yeniden bir uzman yardımına müracaat etmek gerekiyor.

Hastalık oluşturmayan 20’lik dişlerin çekimi yerine takibi yapılıyor

Diş çapraşıklığı nedeniyle ortodonti rehabilitasyonunu bitiren hastaların, uzmanlara en çok sorduğu suallerin başında, 20 yaş dişlerinin düzenlenen öteki dişlere hasar verip vermeyeceği geliyor. Yakın zamanda ortodontik rehabilitasyonu bitirilmiş hastalara, çapraşıklaşmanın tekerrür oluşmaması için 20’lik dişlerin çekilmesi öneri ediliyordu. Günümüzdeyse ağızda bir problem oluşturmadığı takdirde, belli aralıklarla hakimiyetlerin yapılması koşuluyla dişlerin çekilmemesi öneriliyor. Ancak alt çenede kemik gelişimi bitirilmediği için defineli kalan, hastaya kasvet yaşatan, aynı zamanda sızı ve enfeksiyon yapan 20’lik dişlerin çekimi gerekebiliyor.

20’lik diş meselesini yaşayan her hasta için ayrı karar veriliyor

Sıhhatli bir ağız kapanışını ve öteki dişlerin sürmelerini yasaklayabildiği için 20 yaş dişlerinin çekimi yapılıyor. Ortodonti problemi olan bazı hastalarda çene cerrahisi tasarlanmışsa, bu işlemden en az 6 ay evvel 20’lik dişlerin çekilmesi gerekiyor. Bu dişlerin çekilmesi cerrahın, boşalan 20 yaş dişlerinin olduğu bölgeden daha rahat kemik kesimi yapmasını sağlıyor. Bu gidişatların hiçbiri var olmamışsa, ortodontik rehabilitasyonun yapılması için dişlerin çekilmesine gerek kalmayabiliyor. Problemler her hastaya göre değişik değerlendirilirken, rehabilitasyon usulleri yeniden her hastaya değişik biçimde kararlaştırılıyor. Hastaya kasvet yaratmayan 20’lik dişler içinse, 3-4 senede bir mesele olup olmadığını ölçmek ismine röntgen çekimi yapılarak dişlerin hakimiyet edilmesi öneriliyor.